24 Mart 2026 Salı

İKSV-45. İstanbul Film Festivali -Yılmaz Parlar

  İKSV-İstanbul Film Festivali Yine Sahneye Çıkıyor

Sinemanın Birleştirici Gücü

 Dünyanın dört bir yanında kültürler arasında köprü kuran film festivalleri, yalnızca sinema sanatının değil, aynı zamanda toplumsal diyalogun, yaratıcılığın ve evrensel anlatının en güçlü platformları arasında yer alıyor.

İstanbul gibi tarihsel ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan bir metropolde düzenlenen İstanbul Film Festivali ise, bu anlamda sadece bir etkinlik değil; şehrin ruhunu beyaz perdeye taşıyan büyük bir sanat şöleni niteliği taşıyor.

Türkiye’nin kültür-sanat alanındaki en köklü kurumlarından biri olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 45 yıldır sürdürdüğü İstanbul Film Festivali ile hem ulusal hem de uluslararası sinema dünyasına yön vermeye devam ediyor.

Genç sinemacılara sunduğu fırsatlar, uluslararası iş birlikleri ve kültürel çeşitliliğe verdiği önemle İKSV, yalnızca bir organizatör değil; aynı zamanda sinemanın gelişimine katkı sunan güçlü bir kültür elçisi olarak öne çıkıyor.

45. İstanbul Film Festivali Basına Tanıtıldı

45.İstanbul Film Festivali’nin programı, 23 Mart 2026 Pazartesi günü The Marmara Hotelde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

9–19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, bu yıl da sinemaseverlere dopdolu bir program sunmaya hazırlanıyor.

Toplantıya; İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak , Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan , Festival Direktörü Kerem Ayan Köprüde Buluşmalar Yöneticisi Pınar Evrenosoğlu katılarak festivalin detaylarını paylaştı.

 Festivalin Güçlü Destek Ağı

Festival, ana sponsor N Kolay desteğiyle hayata geçirilirken, birçok önemli kurum ve marka da organizasyona katkı sağlıyor.

Yüksek katkı sağlayan kuruluşlar arasında Anadolu Efes yer alırken; Kahve Dünyası, Zurich Sigorta, CUPRA ve daha birçok marka festival partnerleri arasında bulunuyor.

Festival mekânları ise İstanbul’un iki yakasına yayılıyor.
Beyoğlu’nda Atlas 1948 ve Beyoğlu Sineması, Kadıköy’de Sinematek/Sinema Evi ve Nautilus, Şişli’de ise City’s Nişantaşı sinemaseverleri ağırlayacak.

İKSV’den Gurur ve Vizyon Mesajı

İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak, konuşmasında festivalin 45 yıllık yolculuğuna vurgu yaparak şunları söyledi:

“Festivalin Türkiye’nin en büyük sinema etkinliklerinden biri olduğunu , Uluslararası yarışmalarla sinemacılara görünürlük sağladığını, Genç sanatçıların desteklenmesinin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını, gençlere özel uygun fiyatlı bilet uygulamasının bu yıl da devam edeceğini belirtti.”

Ana Sponsor N Kolay’dan Kültüre Destek Vurgusu

Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca Oğan ise festivalin toplumsal etkisine dikkat çekerek:

“Sinemanın evrensel diliyle insanları bir araya getirdiğini , Kültürel çeşitliliği ve yaratıcı üretimi desteklemenin önemini, Bu iş birliğinin sürdürülebilirlik vizyonlarının bir parçası olduğunu ifade etti.”

Köprüde Buluşmalar 27. Yılında

Festival kapsamında düzenlenen ve sektörün en önemli platformlarından biri olan “Köprüde Buluşmalar”, bu yıl 27. yaşını kutluyor.

Pınar Evrenosoğlu’nun açıklamalarına göre: 14–16 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek

60’tan fazla uluslararası sektör temsilcisi katılacak 23 proje sunulacak , Türkiye’nin yanı sıra İran, Gürcistan ve Arnavutluk’tan projeler yer alacak

Platform, sinemacılara uluslararası ortak yapım fırsatları sunmaya devam ediyor.

Festival Programı,  Zengin ve Çok Katmanlı

45.İstanbul Film Festivali’nde öne çıkan bölümler:

N Kolay Galaları, Sezonun merak edilen filmleri

Genç Ustalar, Yeni nesil yönetmenler

Belgesel Kuşağı, Güncel konulara odaklanan yapımlar

Devriâlem, Dünya sinemasından seçkiler

Heyula,  Deneysel ve sınırları zorlayan filmler

Dünden Bugüne Klasikler, Restore edilmiş kült yapımlar

Açılış Filmi, “Üç Veda”

Festivalin açılışı, Katalan yönetmen Isabel Coixet imzalı “Three Goodbyes / Üç Veda” filmiyle yapılacak.

Başrollerinde Alba Rohrwacher ve Elio Germano yer aldığı film, duygusal anlatımıyla dikkat çekiyor.

Yarışmalar ve Ödüller

Festival kapsamında: Altın Lale Yarışması , Yeni BakışlarKısa Film Yarışması  gibi bölümlerle yerli ve yabancı sinemacılar desteklenmeye devam edecek.

 İstanbul, Film Gibi Şehir

Bu yıl festival, “İstanbul, film gibi şehir. Kendisi de festivali de soluksuz izlenir” mottosuyla sinemaseverlerle buluşacak.

İstanbul’un kaotik ama büyüleyici yapısı, festivalin konseptinde bir film platosu gibi ele alınarak sinema ile şehir arasında güçlü bir bağ kuruluyor.

İstanbul Yine Sinemanın Kalbi Olacak

45. İstanbul Film Festivali, yalnızca film gösterimlerinden ibaret olmayan; genç yetenekleri destekleyen, uluslararası iş birlikleri yaratan ve İstanbul’u küresel sinema haritasında güçlü bir noktaya taşıyan dev bir kültür organizasyonu olarak dikkat çekiyor.

9–19 Nisan tarihleri arasında İstanbul, bir kez daha sinemanın büyüsüyle nefes alacak.

yilmazparlar@yahoo.com

IKSV – Istanbul Film Festival Takes the Stage Again

The Unifying Power of Cinema

Film festivals, which build bridges between cultures all around the world, stand out as some of the most powerful platforms not only for the art of cinema but also for social dialogue, creativity, and universal storytelling.

The Istanbul Film Festival, held in a metropolis distinguished by its historical and cultural richness like Istanbul, is not merely an event in this sense; it is a grand celebration of art that brings the spirit of the city to the silver screen.

One of Türkiye’s most well-established cultural institutions, Istanbul Foundation for Culture and Arts, has been shaping both the national and international cinema scene for 45 years through the Istanbul Film Festival.

With the opportunities it offers to young filmmakers, its international collaborations, and its commitment to cultural diversity, IKSV stands out not only as an organizer but also as a powerful cultural ambassador contributing to the development of cinema.

45th Istanbul Film Festival Introduced to the Press

The program of the 45th Istanbul Film Festival was announced to the public at a press conference held on Monday, March 23, 2026, at The Marmara Hotel.

The festival, which will take place between April 9–19, 2026, is once again preparing to offer a rich and diverse program for cinema lovers.

Speakers at the press conference included IKSV Deputy Director General Yeşim Gürer Oymak, Aktif Bank CEO Ayşegül Adaca Oğan, Festival Director Kerem Ayan, and Meetings on the Bridge Manager Pınar Evrenosoğlu, who shared the details of the festival.

A Strong Network of Support

The festival is made possible with the main sponsorship of N Kolay, alongside the support of numerous institutions and brands.

Among the major contributors is Anadolu Efes, while Kahve Dünyası, Zurich Insurance, CUPRA, and many other brands are listed among the festival partners.

Festival venues are spread across both sides of Istanbul.
Atlas 1948 and Beyoğlu Cinema in Beyoğlu, Sinematek/Sinema Evi and Nautilus in Kadıköy, and City’s Nişantaşı in Şişli will host audiences.

A Message of Pride and Vision from IKSV

IKSV Deputy Director General Yeşim Gürer Oymak emphasized the 45-year journey of the festival, stating that:

“The festival is one of the largest cinema events in Türkiye, provides visibility to filmmakers through international competitions, prioritizes the  support of young artists, and continues to offer affordable ticket options for young audiences this year as well.”

Cultural Support from Main Sponsor N Kolay

Aktif Bank CEO Ayşegül Adaca Oğan highlighted the social impact of the festival, stating:

“Cinema brings people together through its universal language, supports cultural diversity and creative production, and this collaboration is part of our sustainability vision.”

Meetings on the Bridge Celebrates Its 27th Year

“Meetings on the Bridge,” one of the most significant industry platforms within the festival, celebrates its 27th year.

According to Pınar Evrenosoğlu:
It will be held between April 14–16,
More than 60 international industry representatives will attend,
23 projects will be presented,
Projects from Iran, Georgia, and Albania will be included alongside Türkiye.

The platform continues to provide international co-production opportunities for filmmakers.

Festival Program: Rich and Multi-Layered

Highlights of the 45th Istanbul Film Festival include:

N Kolay Galas, Highly anticipated films of the season

Young Masters, New generation directors

 Documentary Section,  Productions focusing on current issues

 Around the World,Selections from world cinema

 Heyula, Experimental and boundary-pushing films

 Classics Revisited, Restored and cult films

 Opening Film, “Three Goodbyes”

The festival will open with “Three Goodbyes / Üç Veda,” directed by Isabel Coixet.

Starring Alba Rohrwacher and Elio Germano, the film draws attention with its emotional narrative.

Competitions and Awards

Within the scope of the festival:
Golden Tulip Competition, New Perspectives, and Short Film Competition will continue to support both local and international filmmakers.

İstanbul, A City Like a Film

This year, the festival meets audiences with the motto:
“Istanbul, a city like a film. Both the city and the festival are breathtaking to watch.”

The chaotic yet mesmerizing nature of Istanbul is presented as a film set within the festival’s concept, establishing a strong connection between cinema and the city.

Istanbul Will Once Again Be the Heart of Cinema

The 45th Istanbul Film Festival stands out as a major cultural event that goes beyond film screenings—supporting young talents, fostering international collaborations, and positioning Istanbul as a key player on the global cinema map.

Between April 9–19, Istanbul will once again breathe with the magic of cinema.

yilmazparlar@yahoo.com

11 Mart 2026 Çarşamba

L'été de Jahia- Jahia’nın Yazı-Yılmaz Parlar

 

L'été de Jahia- Jahia’nın Yazı

Savaşın Gölgesinde Göç Gerçeği

Jahia’nın Yazı” İstanbul’da Sinemaseverlerle Buluştu

Savaşların yarattığı yıkım yalnızca cephelerde kalmıyor; milyonlarca insanın hayatını kökten değiştirerek onları göç yollarına sürüklüyor. Günümüz dünyasında savaşın en acı sonuçlarından biri olan zorunlu göç, özellikle çocukların hayatında derin izler bırakıyor. İşte bu dramatik gerçeği insan hikâyeleri üzerinden anlatan “Jahia’nın Yazı” filmi, İstanbul’da sinemaseverlerle buluştu.

İstanbul’da kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunan Frankofon Film Festivali, farklı coğrafyalardan güçlü hikâyeleri sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

Festival kapsamında Fransa, Belçika ve Lüksemburg ortak yapımı “Jahia’nın Yazı” filmi İstanbul’da izleyiciyle buluştu.

Gösterim, Institut français Türkiye ile Belçika İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle gerçekleştirildi ve İstanbul’daki sinema ile kültür-sanat çevrelerinden yoğun ilgi gördü.

Film Öncesi Açılış Konuşmaları

Film gösterimi öncesinde Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton, Belçika’nın İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht ve filmin yönetmeni Olivier Meys birer açılış konuşması gerçekleştirdi.

Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton konuşmasında, yönetmen Olivier Meys’e İstanbul’a geldiği için teşekkür ederek filmin gençlik, sürgün ve kimlik temalarını son derece etkileyici bir şekilde ele aldığını ifade etti.

Belçika İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht ise yönetmen Olivier Meys’i yaklaşık 20 yıldır tanıdığını belirterek, sinema kariyerinde önemli çalışmalara imza attığını söyledi. Anderlecht konuşmasında göç konusunun hem Türkiye hem de Avrupa açısından önemli bir toplumsal gerçeklik olduğuna dikkat çekti.

Yönetmen Olivier Meys ise konuşmasında Türkiye’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, filmin farklı kültürlerden gelen iki genç kız arasındaki dostluğu anlatarak insanları birbirine bağlayan ortak değerleri ortaya koymayı amaçladığını ifade etti.

Göç, Dostluk ve Umudun Hikâyesi

91 dakikalık film, savaşın gölgesinde geçen bir çocukluk hikâyesini etkileyici bir anlatımla beyaz perdeye taşıyor. Filmde, Sahel bölgesindeki savaştan annesiyle birlikte kaçan 15 yaşındaki Jahia’nın hayat mücadelesi anlatılırken, Beyaz Rusya’dan ayrılmak zorunda kalan Mila ile yollarının kesişmesiyle gelişen güçlü dostluk dikkat çekiyor.

Farklı geçmişlere sahip iki genç kızın yalnızlıklarının kesiştiği bu yaz, onların hayatında unutulmaz bir dönüm noktasına dönüşüyor.

Film, göç, kimlik, aidiyet ve umut gibi evrensel temaları sade ama güçlü bir sinema diliyle ele alıyor.

Yönetmen Olivier Meys ile Söyleşi

Gösterimin ardından filmin yönetmeni Olivier Meys ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Yönetmen Meys, filmin ortaya çıkış sürecini, göç teması üzerine yaptığı araştırmaları ve karakterlerin duygusal dünyasını izleyicilerle paylaştı.

Söyleşi bölümünde katılımcılar yönetmene filmle ilgili çeşitli sorular yöneltirken, göç ve savaş konularının sinema aracılığıyla insani bir perspektiften ele alınmasının önemine dikkat çekildi.

Değerlendirmeye  Gelince;

Gösterim sonrasında değerlendirmede bulunmamıza gelince; Gazeteci olarak, filmin verdiği mesajın yalnızca sinema açısından değil, insanlık açısından da önemli olduğunu vurgulamak isterim .

Bu tür filmler insanların, daha doğrusu özellikle politikacıların savaş konusundaki bakışını etkileyebilirse, belki de dünyada milyonlarca insanın yaşadığı göç dramı yaşanmaz.

Sinema bazen politikadan daha güçlü bir vicdan çağrısı yapabilir. Şeklinde diyebilirim.

Frankofon Film Festivali kapsamında düzenlenen bu özel gösterim, savaşın tetiklediği göç dramını insani bir bakış açısıyla ele almasıyla izleyiciler üzerinde güçlü bir etki bıraktı.

yilmazparlar@yahoo.com

L'été de Jahia- Jahia’s Summer

War, Migration and Humanity

 “Jahia’s Summer” Meets Cinema Lovers in Istanbul

Wars do not only destroy cities and societies; they also force millions of people to leave their homes and begin uncertain journeys of migration. One of the most painful consequences of war today is the displacement of families and children. The film “Jahia’s Summer” brings this reality to the screen through a deeply human story.

The screening was held within the Francophone Film Festival and organized by Institut français Türkiye in cooperation with the Belçika İstanbul Başkonsolosluğu.

Opening Remarks

Before the screening, opening speeches were delivered by Nadia Fanton, Tim Van Anderlecht and the film’s director Olivier Meys.

They emphasized that the film explores themes such as youth, exile, identity and migration, and highlights the importance of human connections across cultures.

A Story of Migration, Friendship and Hope

The 91-minute film tells the story of 15-year-old Jahia, who escapes the war in the Sahel region with her mother, and Mila, who leaves Belarus with her family. During one summer, their loneliness intersects and a powerful friendship emerges.

Through this emotional narrative, the film explores universal themes such as migration, identity, belonging and hope.

Discussion with Director Olivier Meys

After the screening, director Olivier Meys joined the audience for a Q&A session and shared insights about the inspiration behind the film and the emotional depth of its characters.

Regarding the Evaluation

As for providing an evaluation after the screening: As a journalist, I would like to emphasize that the film's message is important not only from a cinematic perspective but also from a humanitarian standpoint.

If films like this can influence people's—more specifically, politicians'—perspectives on war, perhaps the tragedy of migration experienced by millions of people in the world could be avoided.

Cinema can sometimes make a more powerful appeal to conscience than politics.

This special screening, organized as part of the Francophone Film Festival, left a strong impact on the audience by addressing the tragedy of migration triggered by war from a humanistic perspective.

yilmazparlar@yahoo.com