13. Uluslararası İpekyolu Film Festivali İstanbul’da Başladı
Açılış 10 Aralık 2025 Çarşamba Akşamı Beyoğlu Sineması’nda Gerçekleşti
Uluslararası İpekyolu Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve SETEM’in iştirakiyle düzenlenen 13. Uluslararası İpekyolu Film Festivali, 10 Aralık 2025 Çarşamba akşamı Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı.
İstanbul’u bir kez daha farklı coğrafyaların sinema diliyle buluşturan festival, 10–15 Aralık 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.
9 Ülkeden Yaklaşık 50 Film Festivalde Yarışıyor
Bu yıl festival seçkisinde; Türkiye, Çin, Hindistan, İran, Kırgızistan, İtalya, Brezilya, Belarus ve Peru olmak üzere 9 ülkeden yaklaşık 50 finalist film yer alıyor. Ulusal ve uluslararası yapımlar, kültürler arası sinema köprüsünü İstanbul’da kuruyor.
Sinemada Şiirsel Gerçeklik Söyleşisi İlgi Çekecek
Festival kapsamında, 12 Aralık 2025 Perşembe günü saat 16.00’da, “Sinemada Şiirsel Gerçeklik ve İran Şiiri” başlıklı söyleşi düzenlenecek.
Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilecek etkinliğe; Nurduran Duman ve Rıza Sönmez konuşmacı olarak katılacak.
Şafak Tavkul Anma Programı Düzenlenecek
2021 yılında hayatını kaybeden; animatör, yönetmen, müzisyen ve akademisyen Şafak Tavkul, festival kapsamında özel bir programla anılacak.
13 Aralık 2025 Cumartesi günü, 15.00–17.00 saatleri arasında, Beyoğlu Sineması Pera Salonu’nda gerçekleştirilecek anma etkinliği, sinema dünyasından isimleri ve izleyicileri bir araya getirecek.
Film Gösterimleri ve Yönetmen Söyleşileri
Ulusal ve Uluslararası Seçki film gösterimleri, 11–14 Aralık 2025 tarihleri arasında Beyoğlu Sineması Pera Salonu’nda izleyiciyle buluşacak.
Gösterimlerin ardından, filmlerin yönetmenleriyle söyleşiler gerçekleştirilecek.
Festival Ödül Töreniyle Sona Erecek
Uluslararası İpekyolu Film Festivali, 15 Aralık 2025 Pazartesi günü saat 19.00’da, Atlas 1948 Sineması’nda düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da sinemaya emek vermiş duayen bir isme SETEM Emek Ödülü takdim edilecek.
Uluslararası Dizi Endüstrisinin Kalbi Bu Yıl Da İstanbul’da Attı
Netflix’in katkılarıyla 5 Aralık 2025 Cuma günü Institut Français İstanbul’da düzenlenen Serial Bridges İstanbul tanıtımları, proje sunumları ve ödül töreni, uluslararası dizi sektörünü bir kez daha İstanbul’da buluşturarak büyük ilgi gördü.
Series Mania Institute, Institut français Türkiye ve m2 Film Lab ortaklığında düzenlenen bu prestijli program, bölgenin en yaratıcı yapımcı ve yazarlarını dünyanın önde gelen dizi uzmanlarıyla aynı masa etrafında topladı.
4 Ülkeden 8 Proje Uluslararası Standartlarda Geliştirildi
Türkiye, İran, Azerbaycan ve Gürcistan’dan seçilen 8 güçlü dizi projesi, beş gün boyunca sektörel sunumlar, birebir mentorluklar ve masterclass’lar eşliğinde geliştirildi. Projelerin 5’i Türkiye’den gelirken, diğer 3 proje yakın coğrafyanın farklı anlatı geleneklerini temsil etti.
Katılımcılar, Senaryo Mentoru Nuran Evren Şit, Yapım Mentoru Leona Connell eşliğinde uluslararası dizi piyasasının dinamikleri, ortak yapım modelleri ve proje sunum teknikleri üzerine kapsamlı bir eğitim aldı.
“Dizileri Hayata Geçirmenin İlk Adımı, Doğru Ortaklıklar”
Programın en dikkat çeken çıktılarından biri uluslararası işbirliğini güçlendirme hedefi oldu.
Institut français Görsel-İşitsel İşbirliği Ataşesi Florent Signifredi, bu yıl bölgesel formatla daha fazla etkileşim sağlandığını belirterek, programın Avrupa ve dünya pazarına açılan bir köprü görevi gördüğünü ifade etti.
Senaryo mentoru Nuran Evren Şit, atölyenin amacını şu sözlerle özetledi: “Bu etkinliğin amacı, projelerin hayata geçebilmesi için uluslararası ortaklıklar kurmak, hikâyeleri doğru platformlara ulaştırmak.”
Series Mania Institute Program Direktörü Pierre Ziemniak ise günümüz dizi endüstrisinde finansman ve üretim süreçlerinin zorluğuna dikkat çekerek uluslararası ortak yapımların kaçınılmaz bir model haline geldiğini söyledi.
Dünya Devi Platformlar ve Sektörün En Büyük İsimleri İstanbul’daydı
Program boyunca Gain Medya, Inter Medya, Fremantle, HBO Max, OGM Pictures ve Netflix gibi sektör devleri; pitching stratejileri, satış modelleri, global trendler ve ortak finansman formülleri üzerine özel oturumlar gerçekleştirdi.
Jens Richter (Fremantle), Gizem Elgün (Gain Medya), Deniz Şaşmaz Oflaz (Warner Bros Discovery), Hasret Özcan (Inter Medya) ve Suzan Güverte (Ay Yapım) gibi önemli isimler deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.
Final Günü, Sunumlar, Büyük Ödül ve Networking Kokteyli
5 Aralık Cuma günü Institut Français İstanbul’da düzenlenen kapanış töreni, Series Mania Forum Direktörü Leticia Godinho’nun uluslararası dizi pazarının geleceğine dair kapsamlı sunumuyla başladı.
Ardından 8 ekip projelerini;
Arya Su Altıoklar (Netflix Türkiye)
Ayşıl Özmen (OGM Pictures)
Leticia Godinho (Series Mania)
gibi önemli temsilcilerin yer aldığı jüriye sundu.
Gecenin en heyecan verici anı ise ödül açıklamasıydı. “IMBROS” (Ozan Yoleri – Alara Hamamcıoğlu / Vigo Film & Faro), 2025 Series Mania Forum’a doğrudan katılım hakkı kazandı. Bu hak, projenin Avrupa’daki en büyük dizi marketlerinden birinde uluslararası alıcılarla buluşmasını sağlayacak.
Netflix Katkılarıyla Gerçekleşen Networking Kokteyli Sektörü Buluşturdu
Tören sonrasında gerçekleşen Netflix destekli networking kokteyli, yerli ve yabancı birçok yapımcı, yönetici ve dağıtımcının bir araya geldiği güçlü bir endüstri buluşmasına dönüştü. Yeni iş birliklerinin temelleri burada atıldı, geleceğin projeleri masaya yatırıldı.
İstanbul, Uluslararası Dizi Pazarının Yeni Bölgesel Merkezi Oluyor
İkinci yılında çok daha güçlü bir içerik ve sektör katılımıyla gerçekleşen Serial Bridges İstanbul; Türkiye ve çevre ülkelerin yaratıcı gücünü dünya pazarına taşımak üzere önemli bir rol üstleniyor.
Geçen yıl geliştirilen projelerin bir kısmının üretime geçmesi, programın etkinliğinin en net göstergesi. Bu yılki sonuçların da benzer bir ivme yaratması bekleniyor.
İstanbul, artık yalnızca bir çekim merkezi değil; aynı zamanda uluslararası dizi üretiminin yaratıcı laboratuvarı.
Tiyatro sahnesi, bir oyuncunun gerçek ustalığa ulaştığı en saf, en zor ve en öğretici alandır. Sahnede nefes almak, doğaçlamak, seyirciyle aynı anda aynı duyguyu paylaşmak; sinemanın kamerayla yakalayamayacağı kadar canlı, derin ve öğretici deneyimler sunar.
Bu yüzden “İyi tiyatro oyuncusu, iyi sinema oyuncusudur” sözü boşuna söylenmemiştir. Çünkü tiyatro oyuncuya yalnızca rol değil; ritim, zamanlama, tepki, duygu kontrolü ve karakter derinliği kazandırır. Hele ki komedi… Komedi oynayan bir oyuncu; trajediyi de, dramı da, romantizmi de ustalıkla canlandırır.
Zira komedi; zeka, refleks, sahne hâkimiyeti ve izleyicinin nabzını anında tutabilme gibi benzersiz yetenekler ister. Komediyi iyi oynayan, aslında tüm karakterleri oynayabilecek ustalığa ulaşmış demektir.
Gala Gecesi Büyüledi
Sonsuz Tiyatro’nun sımsıcak atmosferinde sahnelenen tek perdelik komedi oyunu “Şen Kızlar”, 22 Kasım 2025 Cumartesi akşamı gerçekleştirdiği gala ile seyirciyi kahkahaya boğdu.
“Sanatın sonsuz yolculuğu” sloganıyla yola çıkan tiyatro, yine dolu dolu bir salonla yeni sezonun en neşeli oyununa ev sahipliği yaptı.
Karakterlerin Ruhu Tek Bir Oyuncuda: Derya Şen
Edebiyatta bir söz vardır: “Yazar, kahramanını kendi ruhundan doğurur.” “Şen Kızlar” tam da bu tanımın sahnedeki karşılığı oldu.
Oyunun hikâye ve proje tasarımına imza atan Derya Şen Akbacak, adeta oyundaki tüm kadın karakterlerin duygusunu, coşkusunu ve iç dünyasını kendi ruhunda harmanlayarak sahneye taşımıştı.
Karakterlerin her biri farklı bir kadın tiplemesi gibi görünse de, hepsinin özünde Derya Şen’in sanatsal zekâsı, gözlem gücü ve yaratıcı enerjisi hissediliyordu.
Oyunculuklar Kusursuz, Roller Tam Oturmuş
Sahnedeki tüm oyuncular; Derya Şen Akbacak, Ceyhun Demirkollu, Tuğçe Nalbantoğlu, Nergis Baca, Neda Sözbir, Zeynep Cil, Elif Turna ve Gökhan Yetiş rollerini öylesine ustalıkla canlandırdı ki, karakterler yalnızca oynanmadı; yaşandı.
Komedi temposu hiç düşmeyen oyunda beden dili, jestler, mimikler ve diyaloglar o kadar yerli yerindeydi ki seyirci kahkahasını tutamadı. Rollerin her oyuncu üzerinde “tam oturmuş” olması, oyunun yüksek enerjisini gala boyunca hiç kaybetmemesini sağladı.
Sonsuz Tiyatro’nun Sıcacık Dünyası
Galanın gerçekleştirildiği Sonsuz Tiyatro, butik yapısıyla izleyiciyi sahneye yaklaştıran, samimi atmosferiyle oyuncu-seyirci bağını güçlendiren bir mekân. Bu yakınlık “Şen Kızlar” gibi enerjisi yüksek komedilerde adeta bir avantaja dönüşüyor; kahkahalar duvarlardan geri dönüyor, oyuncuların enerjisi salonun her köşesine yayılıyor.
Bir Eğitimci ve Sanat Fabrikası; Derya Şen
Derya Şen’i yalnızca başarılı bir oyuncu, senarist ve proje oluşturucu olarak tanımlamak artık yeterli değil. O, derin bir sanat vizyonuna sahip bir eğitmen, bir yol gösterici, bir sanat üreticisi.
Kurucusu olduğu Derya Şen Akademi, bugünün ve yarının sahne sanatçılarını yetiştiren bir sanat atölyesi gibi çalışıyor. Yalnızca oyunculuk eğitmekle kalmıyor; öğrencilerine karakter analizi, sahne hâkimiyeti, jest-mimik çalışmaları ve sektör bilinci kazandırıyor. Derya Şen, akademisinde yetiştirdiği oyunculara yalnızca bilgi değil, aynı zamanda sahne fırsatları da sağlayarak Türkiye’de nadir görülen bir “tam döngülü eğitim modeli” sunuyor.
Bugün sahnede duran birçok genç oyuncunun özgüveni, beden dili ve karakter derinliği, arkasında duran bu güçlü eğitmenin emeğinin bir sonucu…
Derya Şen, Sahnenin ve Perdenin Çok Yönlü Gücü
Derya Şen; sahnede bir karakter ustası, kamera karşısında güçlü bir oyuncu, kalemiyle hikâye kuran bir senarist, sesiyle karakterlere hayat veren bir ses sanatçısı, genç yeteneklere yol açan bir eğitmen…
Uzun yıllardır hem sinema hem tiyatro dünyasında üreten, rol alan, proje geliştiren ve sanatçı yetiştiren çok yönlü bir değer. “Şen Kızlar”ın enerjisinin bu kadar yüksek olmasının en büyük sebebi de işte bu çok yönlü sanat aklının oyunun her noktasına işlemiş olması.
Emeği Geçenler
Yazan: Serdar Saraçoğlu Yöneten: Gökhan Yetiş Hikâye – Proje: Derya Şen Akbacak Ses – Işık: Yılmaz Furkan Yetgin Sanat Yönetmeni: Serkan Akdağ Sanat Asistanı: Eren Zafer Afiş Tasarımı: Mert Güner Yapımcı: Mert Ozan Düz – Derya Şen Akbacak
Şen Kızlar, Bu Sezonun En Keyifli Komedi İşlerinden Biri
Sonsuz Tiyatro seyircisi, gala sonrası salondan gülen yüzlerle ayrıldı. “Şen Kızlar”, mizahın dozunu ayarlayışı, oyuncuların güçlü performansları ve Derya Şen’in sanat vizyonunun sahneye yansımasıyla sezonun en taze ve keyifli oyunlarından biri olmaya aday.
"Bir Sevdadır Ülkü" Belgeseli Türk Dünyasında Büyük Yankı Uyandırdı
Valide Sultan Gemisi’nde Tarihî Bir Gün
Türk tarihinin destansı mücadelesini konu alan “Bir Sevdadır Ülkü” belgeselinin ilk bölümü, 14 Eylül 2025 Pazar günü İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası eşliğinde Valide Sultan Gemisi’nde gösterildi.
Çepni Dernekleri Federasyonu’nun düzenlediği etkinlikte Mustafa Kemal Atatürk’e ayrılan ilk bölüm izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Nusret Esi’den Anlamlı Vefa
Belgeselin yapımcısı Nusret Esi, bu çalışmanın temelinde ağabeyi Aydın Esi’nin mücadelesinin yattığını vurguladı. 12 Eylül darbesinde gördüğü işkenceler sonucu hayatı değişen Aydın Esi’nin anılarını yazıya döktüğünü belirten Nusret Esi, onun vasiyeti üzerine kitabı değil, filmi hayata geçirdiğini söyledi:
“Rahmetli ağabeyim bana ‘Bu kitabı bastır’ demişti. Ben de ona ‘Abi Türkiye’de kitap az okunuyor, bu film olur’ dedim. O da ‘Tamam film çek’ diyerek onay verdi. İşte bu belgesel, onun emaneti olarak doğdu.”
Türk Dünyasına Ortak Mesaj
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ergül Önder’in sunuculuğu üstlendiği Etkinlikte Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet Arif Genç, Türk dünyasının birlik ve beraberlik ihtiyacına dikkat çekerek Doğu Türkistan’dan Kerkük’e, Kıbrıs’tan Kazakistan’a kadar her coğrafyadaki Türklerin acılarını ve umutlarını paylaştıklarını dile getirdi.
“Biz sadece Türkiye’de yaşayanlar değil, tüm Türk dünyasıyla büyük bir aileyiz. Önümüzdeki yüzyıl elbette Türk yüzyılı olacaktır” sözleri salonda coşku yarattı.
Cihat Yaycı’dan Güçlü Türklük Vurgusu
Etkinlikte konuşan Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Türk kimliğinin tartışmaya açılamayacağını vurguladı: “Bu memleketin adı Türkiye’dir, bu millet Türk milletidir. Türk milleti hiçbir zaman ırkçılıkla anılamaz, çünkü Türkler binlerce yıldır teşkilatçı ruhuyla devlet kuran, devleti yıkılsa da yeniden ayağa kaldıran millettir. Türklerle baş edebilmek mümkün değildir.”
Belediye ve Sivil Toplumdan Tam Destek
Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Tahsin Usta, Türk toplumunun dayanışmasının önemine vurgu yaparken, Erdebîl Horasan Alevi Kültür Ocakları Vakfı Genel Başkanı Ali Aker ise Cumhuriyet ve Atatürk sevgisinin Türk milletinin ortak paydası olduğunu söyledi.
Bir Belgeselden Fazlası, Miras
“Bir Sevdadır Ülkü” yalnızca bir belgesel değil, Türk milliyetçiliğinin nesiller boyu sürecek bir mirası olarak tanımlandı.
Atatürk’ten Nihal Atsız’a, Alparslan Türkeş’ten 1944 Irkçılık-Turancılık Davası ve 12 Eylül dönemine kadar Türk milliyetçiliğinin serüveni titizlikle ele alınıyor.
Bir Gazeteci Olarak Derim ki;
Türklük, yalnızca bir etnik aidiyet değil; tarih boyunca bağımsızlık, adalet ve onur mücadelesiyle yoğrulmuş bir yaşam felsefesidir. “Bir Sevdadır Ülkü” belgeseli, bu felsefenin beyaz perdeye yansıyan en samimi ve en güçlü eserlerinden biridir.
Bu çalışma, geçmişin acılarını ve zaferlerini unutturmadan geleceğe ışık tutmakta, Türk gençliğine milli şuur aşılamaktadır. Türklük var oldukça umut da, direniş de, bağımsızlık da var olacaktır. Bu belgesel, işte bu ruhun görsel destanıdır.
Yeni Tiyatro & Yeni Sinema Ödülleri’nde Ustalara Alkış Yağmuru
Mecidiyeköy Torun Center Büyük Sahne, 20 Haziran 2025 Cuma gecesi... Sanat dünyasının kalbi, tiyatro ve sinemanın emekçilerini onurlandırmak üzere bu özel gecede attı.
12. Uluslararası Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri ile Yeni Sinema Dergisi'nin ilk kez ortaklaşa düzenlediği bu prestijli organizasyon, bir nevi sanatın bayramı oldu.
Geceye Damgayı Vuranlar, Dorsay’lar Usta sinema eleştirmeni, yazar ve kültür insanı Atilla Dorsay, 50 yılı aşkın sanat yolculuğunun simgesi olarak "Onur Ödülü"ne layık görüldü. Eşi, kültür destekçisi Leman Dorsay ise "Sanata Katkı Ödülü" ile takdir edildi. İkili, yalnızca birbirlerine değil, Türkiye’de sanatın hafızasına ve ruhuna verdikleri katkıyla alkış yağmuruna tutuldu.
Atilla Dorsay, sadece bir eleştirmen değil; sinemanın vicdanı, belleği, zarafeti ve duruşudur. Her satırıyla yeni bir bakış açısı kazandıran, yıllar boyu kuşaklara ışık tutan bu büyük duayeni ayakta alkışlamak yetmez. Eşi Leman Dorsay ise onun yanında değil, daima onunla birlikte sanata gönül vermiş gerçek bir kültür neferi…
Emekle Gelen Zafer, Gülenay Börekçi & Özgür Kalyoncu “Emek Ödülleri”nin bu yılki sahipleri, tiyatro alanında yıllardır fikirleri ve üretimleriyle katkı sunan Gülenay Börekçi ile Özgür Kalyoncu oldu.
Her iki isim de sahnelerin arka planındaki görünmez kahramanlardan… Onlara verilen ödüller, sadece bireysel başarılarının değil, sanatın mutfağındaki emeğin de değer gördüğünün göstergesiydi.
“Sahne sadece oyuncularla değil, perde arkasındaki fikirle, sözle, yazıyla, araştırmayla ayakta durur. Börekçi ve Kalyoncu’nun katkıları bu yapının temel taşlarıdır.”
Gecenin Sahnesinde Duygular Vardı
Sunucular Korhan Abay ve Arzu Yanardağ gecenin ruhunu ustalıkla taşıdı. Korhan Abay’ın şiirsel sunumu, izleyicileri adeta duygusal bir yolculuğa çıkardı. Sahneye davet edilen isimler arasında Halil Ergün, Demet Evgar, Ayşen İnci, Tilbe Saran, Cansu Topçu, Kerem Akça, Seray Şahinler gibi birbirinden değerli sanatçılar vardı.
Gecenin müziksel nefesi ise usta piyanist Tuluğ Tırpan’dan geldi. Mini konseri, sanatın evrensel duygusunu yansıttı.
Jüri Başkanı Erbil Göktaş,
“Kaosun ve karanlığın içinde sanat bir kandildir. Bu ödüller yalnızca başarıyı değil, karanlığa inat direnen ışığı da onurlandırır.”
Yayın Yönetmeni Sayım Çınar’dan,
“Yeni Tiyatro Dergisi 20 yaşında, bu yıl sinema ile buluştu. Artık daha güçlü bir sahnemiz var.”
Ustalıkla Geçmiş Bir Ömür, Atilla Dorsay’dan Alçakgönüllü Teşekkür:
“Emek benim için en kıymetli şeydir. Üretmeye devam ediyorum çünkü seviyorum. Mimarlığı da, müziği de, sinemayı da…”
Leman Dorsay’dan Etkileyici Vurgu,
“Kadınların yaşam yolculuğunda ışık olmak istiyorum. Kültürle, sanatla, dayanışmayla…”
Sanatın Onur, Emek ve Umutla Buluştuğu Gecede Birlik Mesajı Bu ödüller sadece birer plaket değil. Bir neslin emeği, bir kuşağın direnci ve sanatın geleceğine duyulan inancın belgesi.
Sanat bir direniştir. Bu gece ise o direnişin ne kadar zarif, tutkulu ve kalıcı olduğunu gösterdi. Dorsay’larla taçlanan bir ödül töreni, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de ilhamı oldu.